az olan özdür zannımca….
sen de beni sev….
eurovision heyecanı, yarışma tarihinin yaklaşmasıyla bünyeye yayılmaya başladı. bu sene Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de yapılacak olan yarışmanın yarı finalleri 22 – 24, finali 26 mayıs’da gerçekleşecek. trt’nin ülkemizi temsil için seçtiği süpriz isim Can Bonomo , merakla beklenen şarkısını, dün akşam trt 1 ana haber ve trt müzik ortak yayınında açıkladı. genç şarkıcı, tahmin edildiği gibi sıradışı bir parçayla çıktı karşımıza. “love me back” isimli şarkı benim de dahil olduğum çoğunluk tarafından beğenildi. tabi her zamanki gibi burun kıvıranlar oldu. katılımcımız yabancı forumlarda da ilgi gördü. artık bundan sonra her şeyi promosyon çalışmaları ve Bakü’deki performanslar belirleyecek. biz de süreci merak ve heyecanla izleyeceğiz artık.
bu arada ben de boş durmayayım bugüne kadar yarışmaya hangi şarkılarla katılmıştık, nasıl sonuçlar almıştık bir derleyeyim istedim. hep beraber hatırlayalım bakalım eurovision sahnesinden Türkiye adına kimler geldi kimler geçti….
- 1975 - Semiha Yankı - ”Seninle Bir Dakika“ - 3 puanla 19. sırada bitirdi - video
- 1978 - Nilüfer & Nazar - ”Sevince” – 2 puanla 18. sırada bitirdi - video
- 1980 - Ajda Pekkan - ”Petrol” - 23 puanla 15. sırada bitirdi - video
- 1981 - Modern Folk Üçlüsü & Ayşegül Aldinç - ”Dönme Dolap” -9 puanla 18. sırada bitirdi - video
- 1982 - Neco - ”Hani?” - 20 puanla 15. sırada bitirdi - video
- 1983 - Çetin Alp & Kısa Dalgalar - ”Opera” - puan alamadı 19. sırada bitirdi - video
- 1984 - Beş Yıl Önce, On Yıl Sonra - ”Halay” - 37 puanla 12. sırada bitirdi - video
- 1985 - MFÖ - ”Diday diday day” - 36 puanla 14. sırada bitirdi - video
- 1986 - Klips ve Onlar - ”Halley” - 53 puanla 9. sırada bitirdi - video
- 1987 - Seyyal Taner & Lokomotif - ”Şarkım Sevgi Üstüne” - puan alamadı 22. sırada bitirdi - video
- 1988 - MFÖ - ”Sufi” – 37 puanla 15. sırada bitirdi - video
- 1989 - Pan - ”Bana Bana” - 5 puanla 21. sırada bitirdi - video
- 1990 - Kayahan - ”Gözlerinin Hapsindeyim” - 21 puanla 17. sırada bitirdi - video
- 1991 - İzel, Reyhan & Can - ”İki Dakika” - 44 puanla 12. sırada bitirdi - video
- 1992 - Aylin Vatankoş - ”Yaz Bitti” - 17 puanla 19. sırada bitirdi - video
- 1993 - Burak Aydos - ”Esmer Yarim” - 10 puanla 21. sırada bitirdi - video
- 1995 - Arzu Ece - ”Sev” - 21 puanla 16. sırada bitirdi - video
- 1996 - Şebnem Paker - ”Beşinci Mevsim” - 57 puanla 12. sırada bitirdi - video
- 1997 - Şebnem Paker & Grup Etnik - ”Dinle” – 121 puanla 3. sırada bitirdi - video
- 1998 - Tüzmen - ”Unutamazsın” - 25 puanla 14. sırada bitirdi - video
- 1999 - Tuğba Önal - ”Dön Artık” - 21 puanla 16. sırada bitirdi - video
- 2000 - Pınar Ayhan & The SOS - ”Yorgunum Anla” - 69 puanla 10. sırada bitirdi - video
- 2001 - Sedat Yüce - ”Sevgiliye Son” - 45 puanla 11. sırada bitirdi - video
- 2002 - Buket Bengisu & Safir - ”Leylaklar Soldu Kalbinde” - 29 puanla 16. sırada bitirdi - video
- 2003 - Sertab Erener - ”Everyway That I Can” - 167 puanla yarışmayı kazandı - video
- 2004 - Athena - ”For Real” - 195 puanla 4. sırada bitirdi - video
- 2005 - Gülseren - ”Rimi Rimi Ley” – 92 puanla 13. sırada bitirdi - video
- 2006 - Sibel Tüzün - ”Süper Star” – yarı finalde 91 puan alarak 8. oldu finalde ise 91 puanla 11. sırada bitirdi - video
- 2007 - Kenan Doğulu - ”Shake It Up Şekerim” - yarı finalde 197 puan alarak 3. oldu finalde ise 163 puanla 4. sırada bitirdi - video
- 2008 - Mor ve Ötesi - ”Deli” - yarı finalde 85 puan alarak 7. oldu finalde ise 137 puanla 7. sırada bitirdi - video
- 2009 - Hadise - ”Düm Tek Tek” - yarı finalde 172 puan alarak 2. oldu finalde ise 177 puanla 4. sırada bitirdi - video
- 2010 - maNga - ”We Could Be The Same” - yarı finalde 118 puan alarak 1. oldu finalde ise 170 puanla 2. sırada bitirdi - video
- 2011 - Yüksek Sadakat - ”Live It Up” – yarı finalde 47 puan alarak 13. oldu ve finale yükselemedi - video
- 2012 - Can Bonomo - yolu, bahtı açık olsun….
anne sözü dinlemedim bak neler oldu….
her insanın hayatında vardır salaklık sınırını zorladığı zamanlar. bundan 20 yıl önce bir mayıs ayı da benim öyle vakitlerimdendi. çünkü yukarıdaki fotoğraftaki halimi kara bahtım kör talihim diye açıklamak mümkün değil. yüzümde taşıdığım 20 küsur dikişin o hikayesine bir dönelim ne demek istediğimi anlarsınız.
fotoğrafın da üzerinde yazdığı gibi 92 senesinin mayıs ayı, itü den bir otobüs dolusu arkadaş bodrum’a tatile gitmeye karar verdik. deniz, eğlence ve alkolle dolu bir program yapıldı elbet. bu yoğun programda bir gün de motosiklet kiralanıp bodrum ve çevresinin turlanmasına ayrıldı. motosikletten denen 2 tekerli canavardan korkan rahmetli annem de bunu duyunca “aman evladım binme o merete, başına birşey gelir” diye sıkı sıkı tembih etti bavulumu toplarken.
bodrum’daki ilk iki gün gayet keyifli geçtikten sonra motosiklet turunun yapılacağı güne gelindi. herkes çiftler halinde motor seçerken ben de kankam harun’un arkasındaki yerimi almaya hazırlanıyordum. motosiklet motosiklet dediğim de bildiğiniz pizzacı motorlarından honda kinetic. malum bunların vitesi falan da yok gazı verirsen gidiyor, frene bastığında duruyor. bisiklete binmiş herkesin kullanabileceği bir araç kısacası. üstüne üstlük bu gerçeği deneyerek de teyit edince rahmetli annemin tüm tembihlerini unutarak, bir cesaret tek başıma motor kiralamaya karar verdim. tüm çiftler kızlı erkekli zaten, harun’un arkasında gezinmeyi de pek kendime yediremedim haliyle.
velhasılı lafı uzatmayayım, kader beni o beklenen sona çekmeye devam ediyordu. bodrum’dan çıkmadan trafik polisi çevirdi ilk olarak gurubu. “aman abi yapma istanbul’lardan geldik, öğrenci harçlığımızı bu motorlara yatırdık”, “ehliyetler otelde kaldı” gibi mazretlerle sıyırdık o engeli. sayıyı net hatırlamıyorum 5 veya 6 sı sap 10 ila 15 arası motor vardı gurupta. saplar önden giderken çiftler aheste aheste arkadan geliyorlardı.
gerideki gurup tekrar görüş alanına girince, biz de yine yola koyulduk. ben sondan bir önde gidiyorum arkamdaki kim hatırlamıyorum ama harun önde eminim. kask yok, gözlük yok, ibre 90 km de, gözlerde rüzgardan sebep yaşlar. velhasılı o kritik an geliyor ve ben tek el gidonda arkamdan gelene dönüp hadi yetiş diyerek el kol işareti yapıyorum. ondan sonra hayal meyal önüme döndüğü ve yoldan çıkışımı hatırlıyorum. hastane de dikiş atılırken uyanmama kadar olan kısmı anlatılanlardan biliyorum yalnızca. önden giden ekürime bağırıyorlar “harun harun ali düştü” diye. canım kankam da cevap veriyor“hass..tir o az sonra düşecek”.
fazlasıyla uzadı toparlıyayım hikayeyi. sonrasında herkeste bir panik, el bebek gül bebek bakıyorlar bana. izmir’e 9 eylül hastanesine bile götürüyorlar. bir gece kalıyorum orada. guruptakilere kalsa helikopter tutup istanbul’a yollayacaklar oysa ben hayatımda ilk kez bodrum’dayım dönmüyorum.
92 nin mayısının 9 unda da bir tekne gezintisine çıkıyor gurup ve ben yüzümde 20 küsur dikiş, tüm pişkinliğimle en baş köşedeyim. (bakınız başlıktaki fotoğraf)
istanbul dönüşte ne oldu diye soracak olursanız herşeyden habersiz zavallı annem şoku atlattıktan sonra kısa kesiyor “bir daha motora binersen hakkımı helal etmem”. anne sözünü kulak arkası etmiş olan ben bu sözünü edemiyorum o günden beri….
ıstırabı anlatmak için yaratılmış….
- bu videoda iki efsane Kazantzidis ve Xrysanthos Yunanistan’da Skv TV’ye konuk oluyor. ikiliye kemençesiyle Chrisanthopoulo eşlik ediyor.
stelios kazantzidis, müziğe henüz çocuk yaştayken çalışmakta olduğu fabrikanın patronunun verdiği gitarla başlamış. seslendirdiği hem rumca hem türkçe şarkılarla yunanistan’ın en tanınmış rembetiko sanatçısı olmuş. söylediği türkçe şarkılardan bazıları şöyle….
- bekledim de gelmedin
- makber (her yer karanlık)
- pınarda buldum seni
- hamsi koydum tavaya
- oğlan oğlan kalk gidelim
- Alim (yunanca versiyonuyla)
14 eylül 2001 de ölümüyle yunanistan’ı yasa boğan kazantzidis’in yunanca meşhur ettiği kimi şarkılar ise bizim sanatçılarımız tarafından türkçe olarak okunmuş.
- Kazantzidis’in sesinden Efige Efige
- şarkıyı Ayla Dikmen Nereye diye seslendirmiş
o köy bizim köyümüzdür….
mesela o dünyada, hanelerin sabah açılan kapıları akşam saatinde insanlar özeline çekilene kadar kapanmıyor, sokaklarda dolaşan bekçiler tanımadıklarına “kimsin, kime geldin?” diye soruyor. benim dünyamdaki Ataköy böylesine kalabalık bir yer değil. 5. kısım bile inşa edilmemiş henüz. sırf bizim arka bahçemizde 3 saha var. biri kafa gol, biri minyatür, biri de büyük kale maçlar için. bir ıslığa onlarca çocuk iniyor evlerinden. bahçesinden meyve yemediğin apartman yok. İstanbul’un göbeğinde yemediğim çeşit meyve yok.
gerçek dünyaya döndüğüm de görüyorum ki insanlar koca koca bloklarda karşı komşularının bile adını bile bilmeden, birbirine selam vermeden yaşıyorlar. bir ekranın kölesi olmuş olan çocuklar futbolu bir bilgisayar oyunu sanıyor. değil bahçeden meyve yemek hormonsuzunu bulabilsek ne ala.
ne yazık bir sihirli değneğim de yok geri dönemiyorum ve beni avutması için solmuş birkaç fotoğrafa güveniyorum….
aslan parçası 11 yaşında bugün….
bugün Yamaç’ın doğum günü. 11 yıl geride kaldı ilk kez kucağımıza aldığımızdan bu yana. kuzguna yavrusu şahin görünür dedikleri misal elbet bize bir başka göründü ama o da Allah’a şükür ki doğdu doğalı hep şirin oldu,
zaman geçtikçe büyüdü koca yakışıklı delikanlı oldu,
siz fotoğrafa bakmayın genelde uslu bir çocuk oldu,
ama kafa gözü şişirdiği haylazlıkları da oldu,
ilk günden beri çalışkan bir öğrenci oldu,
babası gibi yemeye meraklı oldu,
yalnızca yemedi babasının aksine eli maharetli oldu,
her erkek evlat gibi o da anacı oldu,
bir de üstüne üstlük ben galatasaraylı olsun istedim gitti annesi gibi fenerli oldu,
ama armut dibine düşer misali babasının bir kopyası oldu.
bundan sonra da Allah yolunda kul, ülkesine bağlı faydalı bir vatandaş, anne ve babasına hayırlı evlat, doğru, dürüst, sevilen, sayılan, başarılı bir insan, evladına örnek bir baba olur İnşallah….
izle ve dersine çalış….
şimdiki gençler onları tanımıyor bile. gerçi bizim nesil de trt’nin siyaz beyaz ve tek kanal olduğu son yıllarda gördük onları. halbuki onlar sinema tarihinin en komik ikilisiydiler. bu videoda Stan Laurel ve Oliver Hardy ”this is your life” (bir zamanlar ülkemizde Uğur Dündar’ın hazırladığı “işte hayatınız”) programına konuk oluyor. sene 1954 ve bir televizyoncu olarak ders alınacak çok şey var….
Kaydol:
Yorumlar (Atom)














