meğer bıraktığı iz derinmiş….


yaptığım işin, beni ben yapan tadlarla buluştuğu anlar, hayatıma büyük keyif katıyor. TRT müzik için çekmekte olduğum, Niran Ünsal’ın “hatıralar sarmış dört bir yanımı” adlı programında da böylesi bir gün yaşadım.

Melih Kibar’ı andığımız bölümünün çekimlerinde, usta sanatçının bestelerinin benim üzerimde ne kadar iz bırakmış olduğunu hatırladım. neler neler yoktu ki o besteler arasında. ”İşte Öyle Bir Şey“, “Sevdan Olmasa“, “Bir de Bana Sor“ ve daha niceleri. bütün bu şarkılar hafızama kazınmış meğerse, o çekim üzerlerindeki tozu kaldırınca fark ettim.

ama yine de Kibar’ın üç bestesinin yeri benim için çok özel. ilki Hababam Sınıfı’nın o meşhur müziği. hani aynı melodiyle hem hüzünlendiren hem neşelendiren eser. bir diğeriyse 1974 yılında Timur Selçuk orkestrasınca plak yapılan, sonrasında TRT’nin yayınladığı “oyun treni” programının sinyal müziği olan Panayır Günü. üçüncü ve sonuncusu ise usta sanatçının 1975 yılında Eurovision şarkı yarışması için bestelediği ve o günden sonra yarışmanın bizler için vazgeçilmezi olan Çoban Yıldızı.

ve anladım ki Melih Kibar da bir çoban yıldızı. biz her ne kadar onu unutsak da, o üzerimizde ışıldamaya devam ediyor….